OP. DR. MURAT ÇALIKAPAN

NODÜL NEDİR 

TİROİD NODÜLÜ    
Nodül, tiroid bezesindeki 'kitle'dir, "yumru"dur. Tiroid bezesindeki sınırları belli oluşumlara (kitlelere) nodül denir. Nodül mevcut olan guatra, nodüllü guatr denir. Tiroid nodülleri sanıldığından çok yaygındır. Nodülü hasta açısından önemli yapan unsurlar;
1) Nodülün kanser olasılığı taşıması,
2) Nodülün tiroid hormon düzeyi üzerine etkisidir.
 
NODÜLLERİN ÇEŞİTLERİ
·         Katı (solid)
·         Yarı katı (semi-solid)
·         Sıvı içerikli (kistik)
olmasına göre üçe ayrılır. Nodüllerin sınırları çoğunlukla net olarak sağlam tiroid dokusundan ayrılabilir; ancak bazı nodüllerin sınırlarını ayırt etmek güç olabilir.  Nodül her zaman elle muayene ile ve dışarıdan farkedilemeyebilir. Zehirli guatr ve Hashimato hastalığında (Hashimato tiroiditi'nde) ultrasonografik incelemede yalancı nodüller (psöydonodüller) görülebilir. Bu yalancı nodüller tedavi ile kısmen düzelebilir.

TİROİT NODÜLLERİNE YAKLAŞIM NASIL OLMALIDIR?

Nodüllerin çoğunluğu hasta tarafından fark edilmez.Tiroid'deki nodül çoğunlukla dışarıdan gözle fark edilmez. Bazı hastalarda nodül büyükçe olur ve dışarıdan bir fındık, ceviz veya mandalina boyutunda gözle dahi görülebilir. Bu konuda toplumda ciddi bir yanlış anlama vardır: Nodül'den bahsedildiğinde hastaların ilk tepkisi 'Benim boğazımda şişlik yok, o nedenle  bende nodül yoktur' şeklindedir.

Tiroid Nodülünün Mevcut Olup Olmadığının Ortaya Çıkarılması

Elle muayenede nodül mevcut olup olmadığını her zaman ortaya koymaz. Ancak elle muayene tiroid bezesi çevresinde lenf düğümlerinin değerlendirilmesi açısından çok önemli bir yöntemdir. Tiroid bezesinde nodül mevcut olup olmadığının en kesin kararı ultrasonografi ile verilir. Bu amaçla doğru cihaz, doğru probe ve doğru teknik kullanılmalıdır. Tiroid bezesinde nodül olup olmadığı konusunda sintigrafi, ultrasonografi kadar etkin değildir.

Tiroit Nodülünün Boyutu ve İçeriğinin İncelenmesi

Nodüllü guatr hastalığının tanı aşamasında, tiroit'deki nodülün boyutunun ve içeriğinin (hücre, sıvı, kireç oturması) incelenmesi nodül hakkında sahip olunması gereken hayati ayrıntılardan ikisidir.  Eskiden sanıldığı ve hatta bazı hekimlerce hala kabul edildiği gibi, nodül boyutu kanser ile tam ve direk bir ilişkiye sahip değildir. Küçük nodüllerde de kanser çıkma riski mevcuttur. O nedenle 'Nodül henüz küçük kanser olma ihtimali düşük, ileri teknikler kullanılmasına gerek yok' tarzı yaklaşımlar bilimsel değildir. Bu amaçla en etkili yöntem doğru ve eksiksiz yapılmış tiroit ultrasonografi'sidir. Ultrasonografide katı içerikli olarak  rapor edilen nodüller hücreden zengin olduğundan kanser yönünden dikkatle incelenmelidir.

Nodüller Tiroid Hormonunu Bozar mı?

Tiroid bezesinde nodül olması her zaman tiroid hormon bozukluğuna neden olmaz. Ancak sıcak nodlülerde, özellikle de otonom sıcak nodüllerde zehirli guatr yani tiroid hormon yükseliği (hipertiroidizm)  çok sıktır. Bu durumda çok çalışan nodül aşırı hormon üretir. Soğuk nodüller genellikle tiroid hormon düzeyini bozmaz. Tiroid nodülünün hormon düzeyine etkisini araştırmak için FT3, FT4 ve TSH isimli hormonların kanda ölçülmesi gerekir.

Nodüllerin Takibi

Nodüllerin takibi için ultrasonografi kullanılmaktadır; bu amaçla Doppler tetkiki ve sintigrafi kullanılmamalıdır. Nodül tedavisinde kullanılan ilaçların etkisi, kan alınıp hormon düzeyleri ölçülerek yapılmalıdır.Tedavi edilmeyen nodüller büyüyebilir ve sayısı da artabilir.

Tiroid Nodüllerinde İnce İğne Biopsisinin Önemi:

Utrason inceleme ile tiroid nodülü saptanan hastalarda en önemli bilgi bu nodülün iyi huylu yada kanser olup olmadığıdır. Bu bilgiyi elde etmenin en kolay, güvenilir ve uluslararası tiroid cerrahları tarafından kabul edilen yolu ince iğne aspirasyon biopsisidir (İİAB). İİAB deneyimli ellerde ultrason eşliğinde dakikalar içerisinde güvenle yapılabilir. Hasta işlemden hemen sonra günlük yaşamına döner, koldan kan aldırmaktan bir farkı yoktur. Modern tiroid cerrahisinde İİAB yapılmadan cerrahi işleme başlanmaz, özellikle 1 cm. üzerindeki dominant nodüllerde İİAB mutlaka yapılmalıdır.

Guatr nedir ?

Tiroidin genel anlamda büyümesine GUATR adı verilmektedir. Büyüyen bir tiroit dışardan görülebilir veya boynun bir veya iki tarafında şişlik şeklinde hissedilebilir. Bazen de hastalar boyunlarının sıkıldığını ifade ederler. Büyüme; düzgün ( difüz guatr ) ya da yumrulaşmalar şeklinde ( nodüler guatr ) olabilir. Her iki halde de ya guatr normal çalışıyor ( ötiroit guatr ) ya fazla çalışıyor ( hipertiroidik guatr veya toksik guatr ) ya da az çalışıyor olabilir ( hipotiroidik guatr ). Hastanın tüm şikayetleri guatr hormonlarının az yada çok çalışmasından kaynaklanır, hasta kötü kozmetik görünümden ya da nefes darlığından yakınıyor olabilir.

Nodüllü guatrın önemi nedir ?

Tiroitte gelişen nodül veya nodüller gözle görülebilir veya elle hissedilebilir. Bazen de tesadüfen tetkikler sonucunda ortaya çıkar. Özellikle son yıllarda ultrason, tomografi, manyetik rezonans (MR) gibi tetkik araçlarının yaygın kullanıma girmesiyle elle hissedilemeyen nodüller erken devrelerde saptanabilmektedir. Dolayısıyla tiroidin çalışmasında bozukluk yoksa küçük nodüller bulgu vermeyebilir ve hastanın yakınması olmayabilir. Ancak düzgün büyümede olduğu gibi kötü kozmetik görünüme ve nefes darlığına yol açabilirler. Bazen nodül veya nodüllerin tiroitten bağımsız olarak kendi başlarına fazla çalışmaları ( otonomi kazanma ) sonucu toksik nodüler guatr denen durum ortaya çıkar.

Dişi guatr nedir ? Bu adlandırma doğrumudur ?

Guatr için ameliyat edilmiş hastaların bir kısmında çok çeşitli nedenlere bağlı olarak guatrın yeniden oluşma şansı vardır. Guatrı yeniden oluşan hastaların guatrına dişi guatr adı verilmiştir. Bu adlandırmanın nereden kaynaklandığını söylemek güçtür. Muhtemelen halk arasında ortaya çıkan bir adlandırmadır. Ancak ameliyattan bir müddet sonra guatrı tekrarlayan bazı hastalar, hekimleri tarafından "senin guatrın dişi imiş onun için büyümüş" dediğini belirtmektedirler. Her ne şekilde ortaya çıkarsa çıksın bu deyimin bilimsel açıdan doğru olmadığı bir gerçektir. 

İç guatr nedir ? Bu adlandırma da doğrumudur ?

Bu adlandırma ya fazla çalışan guatrlar için ya da dışardan çok belirgin olmayan guatrlar için ortaya atılmış bir deyim olarak kabul edilebilir. Bazen cerrahın ne kadar zor bir ameliyat yaptığını hastaya anlatması için kullandığı bir terim haline gelmiştir. Ancak tıbbi açıdan bakıldığında bu terimin de doğru değildir.
 
Nodüller kötü huylu olabilir mi ?

Nodüllerin üzerinde fazlaca durulmasının asıl nedeni budur. Ancak nodüllerin büyük kısmı iyi huyludur.

Nodüllerin kötü huylu olabileceğini gösteren bulgular nelerdir?

Bunun muayene ile anlaşılması hemen hemen imkansızdır. Ancak bazı göstergeler kötü huylu olabileceğini ima edebilir. Eğer nodül çok sertse, yutkunmakla hareket etmiyorsa nodül ortaya çıktıktan sonra ses kısıklığı ve yutkunma güçlüğü başlamışsa şüphelenilmelidir. Bu bireylerde yukarıda belirtilen tetkiklerle doğru tanı konabilir. Ayrıca herhangi bir hastalık için boyuna şua ( radyoterapi ) alan hastalarla, nükleer kaza olan bölgede yaşayan bireylerde nodülün kanser olma şansı artmaktadır. Çernobil nükleer kazasından sonra o bölgede yaşayan çocuklarda tiroit nodülü ve kanserinde artma saptanmıştır.